Blog

İlk AYM testi geçildi

Bilindiği üzere SMK öncesinde tüm KHK’lar yara almış ve çeşitli hükümleri defalarca Anayasaya aykırılıkları nedeni ile iptal edilmişlerdi. Bu artık dayanılmaz bir noktaya gelince kanun koyucu SMK’nın çıkarılması konusunda işlemleri hızlandırmış ve fakat yine de örneğin son AYM kararından kurtulamamıştı. Halen “kullanmama” nedeni ile iptal davalarının 4 günlük bir ara nedeniyle tartışıldığı bir noktada iken yeni gelen şok SMK md. 29 ve 30. maddelerin Alanya Mahkemesi tarafından iptali istemi idi. Ne var ki AYM bu sorunu çabuk bir şekilde karara bağlayarak talebi reddetti ve dolayısıyla SMK da bu konuda ilk testini geçmiş oldu. Aşağıda kararın linkini ve kendisini bulabilirsiniz.

Kararı okumak için tıklayınız

Kaynak: http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/04/20180420-6.pdf

Beton Bariyer Tasarımı Kararı

Yeni SMK ile Çalışanların Tasarımlarına ilişkin madde hükümlerinde ciddi bir değişikliğe gidilmemiştir. Temel olarak 554. Sayılı KHK’da 14., 15. ve 16. maddede bulunan düzenlemelere SMK md. 73 ve 74’te yer verilmiştir.

Bu düzenlemelerdeki en büyük farklılık üniversite mensupları için yapılan düzenlemedeki farklılıktır. Daha önce bu tasarımların hak sahibinin öğretim elemanı olduğu belirtilmişken (KHK md. 15), yeni düzenlemede SMK, bu tasarımlar için de çalışanlara ilişkin hükmün uygulanacağını belirtmiştir (SMK md. 73/3).

Ayrıca SMK md. 73/2’de belirtilen, yükümlü olunan faaliyet dışında üretilen tasarımlarda ise ancak talep halinde işverenin hak sahibi olacağı hükmüne yer verilmiştir. Bundan önce ise KHK md. 14/2’de böyle bir ayrıma gitmeden çalıştıranların hak sahibi olacağı belirtilmekteydi.

Son olarak eğer bir hizmet sözleşmesi yoksa, iş görme sözleşmesi çerçevesinde bir tasarım ortaya çıkarıldı ise, daha önceki düzenlemede bunun arada sözleşme yoksa kural olarak işi veren kişiye ait olduğu belirtilmişti. Yeni SMK bu konuda bir karine vermekte sessiz kalmış ve sadece aradaki sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını belirtmiştir (SMK md. 73/son, karş. 554 sayılı KHK md. 16).

Bu konuda rastlayabildiğimiz tek karar olan Beton Bariyer Tasarımı hakkındaki Yargıtay kararında SMK md. 74/1’de belirtilen mahkeme tarafından belirlenen bedelin herhangi bir bağlayıcılığı olmayan “Serbest Çalışan Tasarımcılar için Tasarım Hizmetleri Asgari Ücretlendirilmesine İlişkin Tarife” yerine somut olayın özelliklerine göre aşağıdaki kriterler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir:

  • Tasarımın meydana getirilmesinde davalı şirketin olanaklarından yararlanıp yararlanmadığı,
  • Davalı şirketçe kendisine sağlanan fırsat ve imkanlar da gözetilmek suretiyle,
    • Bu tasarımın ekonomik önemi
    • Muhtemel kullanım süresi
    • Varsa bu tasarımlarla ilgili olarak tasarımcı ile tasarım sahibi arasındaki emsal kullanım ücretleri

Aşağıda kararın tamamını, karar düzeltme kararı ile birlikte bulabilirsiniz:

Ayrıca daha fazla bilgi için lütfen SMK 73. madde ve SMK 74. madde metinlerini inceleyiniz


T.C.YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
2014/17324
2015/2790
2.3.2015

DAVA : Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2011/175-2014/87 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi tarafların vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin ... Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı olduğu dönemde, 03.03.2006 tarihinde davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, yine müvekkilinin 2006 03957 Sayılı ''beton bariyer'' tasarımlarını 04.09.2006 tarihinde tescil ettirdiğini, bu ürünün üretilmesiyle birlikte şirketin satış ciroları ve karlılığının arttığını, tasarımın üçüncü kişilere kullandırılması halinde dahi sırf lisans bedelinin milyonlarca lira değerinde olduğunu, ancak davalı şirketin, müvekkilinin tasarım hakkından kaynaklanan bedeli müvekkile ödemediğini ileri sürerek, müvekkilinin tasarımdan kaynaklanan alacağının tespitini, bu alacağın şimdilik 15.000 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının görevi dahilinde bulunmayan yapmış olduğu tasarımdan dolayı tasarımcı olarak ücreti hak ettiği gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 15.000 TL tasarım bedelinin dava tarihi itibariyle değişir oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı tarafların vekilleri temyiz etmiştir.

(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

(2) Dava, tasarım hakkından kaynaklanan alacağın tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece Serbest Çalışan Tasarımcılar İçin Tasarım Hizmetlerinin Asgari Ücretlendirilmesine İlişkin Tarife esas alınmak suretiyle tasarım bedeline hükmedilmiştir. Ancak davacı, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde bu şirket faaliyetleriyle ilgili görev yaparken bu tasarımı meydana getirdiğine göre, davalı şirket adına tescil olunan davaya konu tasarımın sahibi olarak kendisine ödenmesi gereken uygun bedel tespit edilirken; söz konusu tasarımın meydana getirilmesinde davalı şirketin olanaklarından yararlanıp yararlanmadığı ve şirketçe kendisine sağlanan fırsat ve imkanlar da gözetilmek suretiyle, bu tasarımın ekonomik önemi, muhtemel kullanım süresi, varsa bu tasarımlarla ilgili olarak tasarımcı ile tasarım sahibi arasındaki emsal kullanım ücretleri dikkate alınarak uygun bir tasarım bedeline hükmedilmesi gerekirken, herhangi bir bağlayıcılığı olmayan Serbest Çalışan Tasarımcılar İçin Tasarım Hizmetlerinin Asgari Ücretlendirilmesine İlişkin Tarife esas alınmak suretiyle bedel belirlemesi doğru olmamış hükmün temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/03/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Bu kararın KARAR DÜZELTME talebi sonucu verilen karar:

T.C.YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
2015/11135
2016/46482
6.4.2016

DAVA : Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.3.2014 gün ve 2011/175 - 2014/87 Sayılı kararı bozan Daire'nin 2.3.2015 gün ve 2014/17324 - 2015/2790 Sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin ... ... olduğu dönemde, 3.3.2006 tarihinde davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, yine müvekkilinin 2006 03957 Sayılı ''beton bariyer'' tasarımlarını 4.9.2006 tarihinde tescil ettirdiğini, bu ürünün üretilmesiyle birlikte şirketin satış ciroları ve karlılığının arttığını, tasarımın üçüncü kişilere kullandırılması halinde dahi sırf lisans bedelinin milyonlarca lira değerinde olduğunu, ancak davalı şirketin, müvekkilinin tasarım hakkından kaynaklanan bedeli müvekkile ödemediğini ileri sürerek, müvekkilinin tasarımdan kaynaklanan alacağının tespitini, bu alacağın şimdilik 15.000 TL'lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 2.3.2015 tarihli kararı ile taraflar yararına bozulmuştur.

Bu kez davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 Sayılı Kanun ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak ...'ye gelir kaydedilmesine, 26.4.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: KAZANCI HUKUK OTOMASYON (www.kazanci.com)

Antalya Piyazı Coğrafi İşaret oldu

29.12.2017 tarihinde Antalya Piyazı da tescil edilen coğrafi işaretler arasına dahil oldu. Aşağıda Coğrafi İşaretler ile ilgili bültenden alınan tarifini bulabilirsiniz. Afiyetle yemeniz dileğiyle 🙂

Antalya Piyazı: Bu coğrafi işaret, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 41 inci Maddesi kapsamında 15.05.2017 tarihinden itibaren korunmak üzere 29.12.2017 tarihinde tescil edilmiştir.

Tescil No : 315
Tescil Tarihi : 29.12.2017
Başvuru No : C2017/040
Başvuru Tarihi : 15.05.2017
Coğrafi İşaretin Adı : Antalya Piyazı
Ürün / Ürün Grubu : Piyaz / Yemekler ve Çorbalar
Coğrafi İşaretin Türü : Mahreç işareti
Tescil Ettiren : Antalya Ticaret ve Sanayi Odası
Tescil Ettirenin Adresi : Göksu Mah. Gazi Bulvarı No: 531 07310 Kepez / ANTALYA
Coğrafi Sınırı : Antalya ili ve ilçeleri
Kullanım Biçimi : Antalya Piyazı coğrafi işareti, marka ile birlikte ve marka ibaresinden küçük olmamak üzere ürün markasının kullanıldığı yerlerde (menü v.b.) yer alacaktır.

Ürünün Tanımı ve Ayırt Edici Özellikleri:
Antalya usulü piyaz yaklaşık yüz yıla yakın geçmişi ile il sınırlarını aşan bir üne sahip olmuştur. Antalya ilinde geliştirilen ve ünlenen piyaz yapım tekniği ile uğrayan yerli ve yabancı turistin tadına bakmadan gitmediği bir yöresel ürün haline gelmiştir. Antalya Piyazı tarator soslu bir fasulye yemeğidir. Başka yörelerde yapılan piyaz çeşitleri salata olarak tüketilirken, Antalya ve ilçelerinde ana yemek olarak yenilmektedir. Antalya usulü piyazın ayırt edici özelliği tarator sosu kullanılmasından, üretim şeklinden, taratorun yapılışından ve kullanılan küçük taneli fasulyesinden ileri gelmektedir. Antalya hakkında yazılmış eserlerde eskiden kullanılan Çandır Fasulyesinin (Phaseolus vulgaris)
yemeğe özellik kattığı belirtilmektedir. Günümüzde ise, Çandır Fasulyesi üretiminin çok kısıtlı olması nedeniyle, Çandır Fasulyesi özelliklerini taşıyan, küçük taneli, mat, damarlı Sıra tipi kuru fasulye kullanılmaktadır. Böylelikle kuru fasulye pişme sırasında dağılmamaktadır. Piyaz, ayırt edici ana lezzetini küçük taneli fasulyesinden ve kuru fasulye üzerine bolca dökülen tarator sosundan almaktadır.

Üretim Metodu:
Kullanılan Malzemeler: Kuru fasulye, tahin, sarımsak, kaya tuzu, limon suyu, sirke, domates, soğan (isteğe göre), yumurta (isteğe göre), maydanoz, zeytinyağı.

Ana Malzeme
1 kg kuru fasulye: Sıra tipi kuru fasulye (mat, damarlı, küçük taneli)
Tarator Malzemeleri
Haşlanmış kuru fasulye 2-3 yemek kaşığı (Piyazcıların bazıları sosa fasulye koymadıklarını, sosunu yoğunlaştırdığını söylemektedirler.)
1 kg tahin: Kavrulmamış, açık renkli, yerli susamdan yapılmış tahin
1 baş sarımsak: Kaya tuzu ile dövülmüş yerli sarımsak
1 yemek kaşığı tuz: Kaya tuzu
250 ml. limon suyu: Mevsimine göre Antalya’da yetiştirilen Kara limon veya İnterdonato limonu suyu
250 ml. sirke: Üzüm sirkesi

Üst Malzemeler
Domates: Mevsimine göre tarla veya sera domatesi
Soğan: Beyaz, tatlı soğan (isteğe göre)
Yumurta: Haşlanmış yumurta (isteğe göre)
Maydanoz: Günlük, taze maydanoz
Zeytinyağı: Naturel sızma

Fasulye Haşlama
Fasulye bir gün önceden tuzlu suda ortam sıcaklığında bekletilir. Geceden bekletilen suyu dökülür, birkaç kez suyu değiştirilir. Üste çıkanlar ve köpüğü alınır. Fasulyeler çatlayıp iyice pişinceye, haşlama suyu çekilir gibi oluncaya kadar haşlanır ve ılımaya bırakılır. Süzülerek tabağa alınır.

Tarator Hazırlama
Tarator sosu hazırlanırken tahin, limon suyu, kaya tuzu, sarımsak ve sirke (isteğe bağlı 2-3 yemek kaşığı haşlanmış fasulye) kullanılır. Büyük çaplı üretimde oran olarak, 1 kg tahine 250 ml. sirke, 250 ml. taze sıkılmış
limon suyu, 1 yemek kaşığı kaya tuzu ve 1 baş sarımsak kullanılır.

Servise Hazırlama
Fasulye ılıkken üzerine tarator sosu gezdirip, karıştırılır, üzerine de doğranmış domates, isteğe göre soğan ve haşlanmış yumurta eklenir. Zeytinyağı ve maydanoz ile süslenerek servis edilir.

Coğrafi Sınır İçerisinde Gerçekleşmesi Gereken Üretim, İşleme ve Diğer İşlemler:
Antalya Piyazı yöre ile özdeşleşen uzun yıllardır bilinen ve yörenin kültürel birikimi ile günümüze ulaşan bir piyaz türüdür. Bununla birlikte piyazın sosunda tahin kullanılması ürünün lezzetinde farklılık yaratmaktadır. Ayrıca ürünün hazırlanması ustalık gerektirmektedir. Bu sebepten yöre ile özdeşleşmiştir.

Sınai Mülkiyet Kanunu yürürlüğe girdi

 

Uzun zamandır beklenen yasa sonunda yürürlüğe girdi. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Daha önceki İhtira Beratı Kanununun Osmanlı döneminde çıktığı ve bir önceki 551 sayılı Patent KHK’nın bir KHK olması nedeniyle Cumhuriyet dönemindeki ilk Patent Kanunu olduğunu söyleyebiliriz bu yasanın. Birçok yenilik getiren bu kanun hakkındaki açıklayıcı yazılarımızı sürdüreceğiz. Kanunun tüm metnine www.sinaimulkiyetkanunu.com sitesimizden ulaşabilirsiniz.

14. Madde İptal Edildi

 

Beklenen oldu ve son olarak “kullanılmama nedeniyle iptal” hükmü olarak elimizde kalan 14. madde de Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından iptal edildi. Bilindiği üzere zaten Marka KHK’daki birçok hüküm AYM tarafından teker teker iptal edilmişti. Bu nedenle 22 Aralık 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulundan geçerek kabul edilen yeni Sınai Mülkiyet Kanununun önemi daha da artmıştı. Ancak yeni yasa henüz yürürlüğe girmeden gelen bu karar ile hali hazırda süren davaların akıbetinin ne olacağı da tartışılmaya başladı. Eğer süren davaların düşeceği yönünde kararlar çıkarsa bunun birçok karmaşa yaratacağı ve hak mahrumiyetine yol açacağı açıktır. AYM kararına buradan ulaşabilirsiniz.

Yeni Kanunun Getirdikleri

 

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu birçok yeniliği de hayatımıza getirmekte. Bunların hepsinin listesinin de yapılması gerekiyor ancak kısaca en önemlilerini özetleyecek olursak şunlar olacaktır yenilikler:

  • Öncelikle Türk Patent Enstitüsünün ismi Türkiye Patent ve Marka Kurumu olarak değişmiştir. Kısa ismi de Türk Patent olacaktır.
  • Marka sahibinin izin vermesi halinde artık başka bir kişi markayı tescil edebilecek. “Letter of consent” olarak adlandırılan ve yurt dışında kullanılan bu uygulamanın ortaya çıkan sorunları ortadan kaldırması düşünülmektedir.
  • Bir diğer özellik markalarda kullanmama itirazı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani sizin markanıza itiraz edilmesi durumunda, siz de karşı taraftan markasını kullandığını kanıtlamasını isteyebileceksiniz.
  • Bir diğer önemli değişiklik sürelerde meydana gelmiştir. Artık markaların yayın süresi 3 ay değil 2 ay olacaktır. Ayrıca bilindiği üzere bültenler ayda 2 kez yayınlanmaya başlamıştır.
  • Faydalı Modellere inceleme gelmiş ve incelemesiz patent sistemi kaldırılmıştır. Ayrıca patentlerde Avrupa’daki düzenleme ile uyumlu şekilde tescil alındıktan sonra da Türk Patent önünde itiraz edilebilmesine imkan tanınmıştır.
  • Tasarımlarda da inceleme sistemine geçilmiştir. Artık Türk Patent kendi yapacağı inceleme sonucunda tasarımı yeni olarak görmezse reddedebilecektir.

Tüm bu değişikliklerin kendi içinde çok detaylı ayrıntıları mevcut olup ayrı bir yazının konusunu oluşturmaktadır.

Sınai Mülkiyet Kanunu Kabul Edildi

 

22.12.2016 tarihli Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Sınai Mülkiyet Kanununun tümü kabul edilerek yasalaştı. 6769 sayılı yasa henüz Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmemiştir. Ancak en kısa zamanda girmesi beklenmektedir. Meclis sitesinden metnine buradan ulaşabilirsiniz. Tüm fikri mülkiyet camiasına hayırlı olması temennisiyle.